Turkish Journal of
Endocrinology and Metabolism
Orijinal Araştırma

Leptin Reseptör Eksikliğinde Tespit Edilen Yeni Bir Mutasyon ile Göz Ardı Edilen Genetik Varyantların Önemi ve Prevalansı

1.

Department of Medical Genetics, Çukurova University Faculty of Medicine, Balcali Clinics and Hospital, Çukurova University AGENTEM (Adana Genetic Diseases Diagnosis and Treatment Center), Adana, Turkey

Turk J Endocrinol Metab 2018; 22: 85-90
DOI: 10.25179/tjem.2018-59842
Okunma: 126 İndirilme: 27 Online Yayın Tarihi: 01 Haziran 2018

ÖZET

Amaç: Leptin reseptör eksikliği, nadir bir obezite sebebi olup, tanı testlerinin yapılması klinik sağaltım açısından önemlidir. Dolayısıyla, kesin tanı için moleküler testler gereklidir. Bu çalışmada, sadece hastalık etkeni olan patojenik varyantlar değil, polimorfizmler de dâhil tüm genetik varyantların saptanmasının genetik danışmanlık ve hastalığın moleküler tanısı için klinik kullanılabilirliği vurgulanmaktadır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmada klinik olarak leptin reseptör eksikliği olan 16 hastaya ait, lökositten izole edilmiş DNA örnekleri kullanılmıştır. Hastalığın moleküler tanısı için LEPR geninin tüm ekzon, intron ve ekzon-intron bağlantı bölgeleri yeni nesil dizileme teknolojisi (MiSeq System, Illumina) kullanılarak sekanslanmıştır. Saptanan yeni mutasyonların in-siliko analizleri SIFT, Polyphen2 ve MutationTaster kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Aile taraması ile taşıyıcılıklar tespit edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan 16 leptin reseptör eksikliği hastasının 3 (%18,75)’ünde hastalık etkeni bir mutasyon saptanmıştır. Bu hastalarda saptanan varyant aynı olup; yeni, homozigot p.P639L (c.1916C>T) mutasyonudur. İlginç olarak, hastaların %62,5’inde (n=10) hastalığa yatkınlıkla ilişkili en az bir polimorfizm saptanmış olup; bunlar obezite, artmış beden kitle indeksi, insülin rezistansı ve glukoz intoleransı ilişkili varyantlardır. Sonuç: Bu çalışmanın iki ana sonucu bulunmaktadır. Birincisi, üç ayrı hastada aynı ve yeni homozigot p.P639L mutasyonu bildirilmekte, daha da önemlisi ve ikincisi de leptin reseptör geninde göz ardı edilen polimorfizmlerin Türk populasyonu açısından hastalığın kliniği ve hastalığa yatkınlıkla olan ilişkisinin ortaya konmasıdır. Sonuç olarak, tanıda sadece mutasyonların değil, tüm genetik varyantların saptanması ve yorumlanması tanı, korunma, prognoz, tedavi ve araştırmalar açısından önemlidir.

Ekler
ENGLISH
ISSN 1301-2193 EISSN 1308-9846