ISSN: 1301-2193 E-ISSN: 1308-9846
  • Turkish Journal of
    Endocrinology and Metabolism

Summary

Trombozisi etkileyen homeostatik ve fibrinolitik faktörler kardiyovasküler risk için önemlidir. Aynı zamanda bu faktörler, obezitede kardiyovasküler olayların gelişiminde ilgilidir. Çalışmaya 40 obez ve 40 normal sağlıklı kadın alınmıştır. Her iki gruba 30-60 yaş arası kadın seçilmiştir. Obez olarak değerlendirilen grubun Beden Kitle İndeksi (BKİ) 32.2±3.1 kg/m 2’dir. Vakaların kanları, önce standart asit dekstrozla muamele edilerek koagülasyon engellenmiştir. Trombosit fonksiyonları, Hematoloji Laboratuarında Agregometer ile değerlendirilmiştir. Trombosit agregasyonu için PAP-4CD Bio- Data kullanılmıştır.
Trombosit fonksiyonları açısından obez ve normal grup arasında istatiksel anlamlılık saptanmamıştır. Adenozin difosfat (ADP) ile trombosit agregasyonu obez grupta %71.30±9.90, normallerde %74.70±5.60 (p>0.05), epinefrin ile agregasyon obezlerde %67.40±12.05, normallerde %66.50±8.00 (p=0.7) ve kollajenle agregasyon obezlerde %70.10±5.50, normallerde %69.40±6.60 (p>0.05) saptanmıştır. Ristostetin ile trombosit agregasyonu gözlenmemiştir.
Obezlerde trombosit fonksiyonlarının normallerden farklı olmadığı görülmüştür. Obezlerde ADP, kollajen, epinefrin veya ristostetin ile trombosit agregasyonu artmamıştır. Trombotik olayların gelişmesinde başka faktörlerin dikkate alınması gereklidir.
Keywords: Obezite, trombosit fonksiyonu



Introduction

Epidemiyolojik çalışmalarda; obeziteyle birlikte kardiyovasküler olaylar, serebrovasküler bozukluk ve diyabet gelişiminin sık olduğu gösterilmiştir [1,2].
Kardiyovasküler ve serebrovasküler olaylarda homeostatik ve fibrinolitik faktörlerdeki değişiklikler oldukça önemlidir. Faktör VI ve X’un direkt olarak BKİ ile bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Ayrıca çalışmalarda; bu faktör düzeyindeki artış fatal miyokard infarktüsü ile ilişkilidir. Trombosit fonksiyonlarının diyabette değişmiş olduğu 25 yıldan fazla bilinmektedir. Tip 1 ve Tip 2 diyabetik hastaların trombositlerinin agregasyon yapıcı ajanlara duyarlılığının arttığı in vitro olarak gösterilmiştir. Tromboksan salınımındaki artışla prostaglandin metabolitlerinin sentezinin artışına ait kanı tlar vardır [3].
Bu çalışmada; diyabette saptanan bulguların doğrultusunda, obez kadın popülasyonunda trombosit agregasyonu in vitro şartlarda değerlendirilmiştir.


Methods

Çalışmaya 40 obez ve 40 normal sağlıklı kadın alınmıştır. Her iki gruba 30-60 yaş arası kadın seçilmiştir. Obez olarak değerlendirilen grubun Beden Kitle İndeksi (BKİ) 32.2±3.1 kg/m2’dir. Sistolik kan basıncı 140 mmHg veya diyastolik kan basıncı 80 mmHg ve üzeri olan vakalar alınmamıştır. Endokrin kökenli obezite, sigara kullanımı, diyabet, hiperlipidemi varlığı ve ilaç kullanımı dışlanma kriteri olarak kabul edilmiştir. Gebelik saptanan veya ihtimali olan vakalar çıkarılmıştır. Fiziksel muayene bulguları ve antropometrik özellikler Tablo 1’de gösterilmiştir. Her iki grup arasında istatiksel fark yoktur.
Tablo 1: Obez ve kontrol grubunun antropometrik olarak değerlendirilmesi[ortalama (±SD)]
Vakaların kanları, önce standart asit dekstrozla muamele edilerek koagülasyon engellenmiştir. Trombosit fonksiyonları, Hematoloji Laboratuarında Agregometer ile değerlendirilmiştir. Trombosit agregasyonu için PAP-4CD Bio-Data kullanılmıştır.
Trombosit, eritrosit ve lökosit sayıları Hemacounter cihazında ölçülmüştür. Bulunan değerlerin aritmetik ortalaması karşılaştırılmıştır. Trombosit fonksiyonları, in vitro şartlarda, kollajen (PFA-100), Adenozin difosfat (ADP) (PFA-ADP), epinefrin (PFA-EPI) ve ristostetin ile agregasyonun karşılaştırılması ile değerlendirildi. Obez olmayan bireylerde trombosit agregasyonu ADP ile %70-90, kollajen ile 60-90, epinefrin ile %70-90 olarak değerlendirilmiştir. Ristostetin ile trombosit agregasyonu klinik ile korele edilmiştir.

İstatistik

Agregasyon testleri ve antropometrik ölçümler ortalama test ile değerlendirilmiştir. Her iki grup, 2 sample t-Test ile karşılaştırılmıştır. Korelasyon değerlendirilmesinde p<0.05 olarak bulunan değer anlamlı olarak kabul edilmiştir. Tüm istatiksel analizler SPSS 6.1 software programı ile değerlendirilmiştir.


Discussion

Obezite; safra kesesi taşları, osteoartroz, diyabet ve vasküler hastalık ile sıkı ilişkilidir. Obez bireylerin dolaşımında Faktör VII, Faktör X ve PAI-1 (plazminojen aktivatör inhibitör 1) gibi çeşitli koagülasyon faktörlerinin artışı kardiyovasküler ve serebrovasküler olayların gelişiminde önemli bulunmuştur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda; trombotik olayların görülmesinde yağ dokusundan salınımı yüksek olan PAI-1’in etkinliği gösterilmiştir [1].
Yapılan çalışmalarda santral obezite ve vasküler hastalık arasında sıkı ilişki bulunmuştur. Bel kalça oranının artışı, insülin direnci, trigliserid artışı, lipid oksidasyonu, koagülasyon artışı ve fibrinolizde azalma risk faktörü olarak kabul edilmektedir [5,6].
Vasküler sistemde koagülasyon ve fibrinolizis arasında bir denge vardır. Bu sistemler arasındaki dengede bozulma gelişirse patolojik olayların gözlenmesi artacaktır. Koagülasyon gelişimiyle fibrin depozitleri oluşur. Bu depozitler ve trombin, proteolitik bir enzim olan plazmin ile parçalanır. Plazmin prekürsörü olan plazminojen, plazminojen aktibvatör ile plazmine çevrilir. Plazminojen aktivatör inhibitör 1 oluşumu bu olayın major inhibitörüdür. PAI-1 bir serin proteaz inhibitördür. Koagülasyon sistemine karşı dengeyi oluşturan fibrinolitik sistemin en iyi düzenleyicisidir. Tek ve çift zincirli doku plazminojen aktibvatör ve ürokinaz plazminojen aktivatöre hızlıca bağlanarak inhibisyon sağlar. Bu yolla endojen fibrinolizi düzenler. PAI-1’in esas kaynağı hepatosit ve endotel hücresidir. Ancak trombosit, düz kas hücresi ve yağ hücresinde de sentezlenir. Subkutan ve visseral yağ dokusu karşılaştırıldığında, visseral yağ dokusunda daha yüksek oranda eksprese edildiği saptanmıştır.
PAI-1’in yağ dokusundaki ekspresyonu, çeşitli sitokinler, hormonlar ve büyüme faktörleri ile değiştirilebilir. Tümör nekrozis faktör-a (TNF-a), interlökin 1-b, glukortikoid ve Transforming growth factor-b (TGF-b ekspresyonu arttırırken, kateşolaminler azaltır [8,9].
Bugüne kadar trombosit fonksiyonları özellikle diyabetik hastalarda çalışılmıştır [7]. Bu hastalarda trombosit adhezyonunun normal kontrollerle karşılaştırıldığında belirgin olarak arttığı saptanmıştır. Ayrıca diyabetik hastalarda in vivo yapılan çalışmalarda da trombosit aktivasyonunun arttığı gösterilmiştir. Nonenzimatik glikozilasyon, trombosit membran yapısını değiştirmesi nedeniyle agregasyon gelişiminin kolaylaştığı belirtilmiştir [7,8].
Bizim çalışmamızda trombosit fonksiyonları açısından obez ve normal grup arasında istatiksel anlamlılık saptanmamıştır. Adenozin difosfat (ADP) ile trombosit agregasyonu obez grupta %71.30± 9.90, normallerde %74.70±5.60 (p>0.05), epinefrin ile agregasyon obezlerde %67.40±12.05, normallerde %66.50±8.00 (p=0.7) ve kollajenle agregasyon obezlerde %70.10±5.50, normallerde %69.40± 6.60 (p>0.05) (Tablo 4) saptanmıştır. Ristostetin ile trombosit agresgasyonu gözlenmemiştir. Bu sonuçlar; obez kişilerde görülen vasküler olaylarda, in vitro şartlar altında araştırıldığında trombosit fonksiyon değişikliğinin önemli olmadığını göstermiştir.
Tablo 4: Obezlerde ve normallerde gözlenen trombosit agregasyon testleri
Son yıllarda yapılan çalışmalarda vasküler komplikasyon gelişimiyle, dolaşımdaki fibrinojen yüksekliği korele bulunmuştur. Büyük bir epidemiyolojik çalışmada; BKİ ile Faktör VIII ve von Willebrand Faktör (vWF)’ün plazma düzeyleri arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Yüksek Faktör VII düzeyleri, özellikle trigliserid düzeyindeki yükseklikle bağlantılı bulunmuştur. Ancak bu faktördeki yükseklik kardiyovasküler olayların gelişiminde fibrinojen yüksekliği kadar önemli bulunmamıştır [9,10].
Sonuçta; obez kişilerde vasküler olayların seyrinde, in vitro şartlarda değerlendirilen trombosit fonksiyon değişikliğinin önemli olmadığı gösterilmiştir. Ancak sıkça gözlenen trombotik olayların nedeninin açıklanmasında diğer koagülasyon ve fibrinolitik sistem faktörlerinin değerlendirilmesi gereklidir.


Conclusion

Obez vakalarda ve kontrol grubunda rutin biyokimyasal testler karşılaştırılmıştır. Ortalama hematokrit düzeyleri obez kadınlarda %35.3±2.05 saptanırken normallerde %36.3±2.04 bulunmuştur. Ortalama lökosit düzeyi obezlerde 7751.29± 778.29/mm3, normallerde 7892.29±767.25/mm3 ölçülmüştür. Trombosit değerlerine bakıldığında obezlerde 348.54±45.8x109/Lve normallerde 348.54± 45.8x109/Lsaptanmıştır. Biyokimyasal testler açısından her iki grup karşılaştırıldığında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05) (Tablo 2 ve 3).
Tablo 2: Obez kadınlarda biyokimyasal testler
Tablo 3: Normallerde biyokimyasal testler
Trombosit fonksiyonları açısından obez ve normal grup arasında istatiksel anlamlılık saptanmamıştır. Adenozin difosfat (ADP) ile trombosit agregasyonu obez grupta %71.30±9.90, normallerde %74.70±5.60 (p>0.05), epinefrin ile agregasyon obezlerde %67.40±12.05, normallerde %66.50± 8.00 (p=0.7) ve kollajenle agregasyon %70.10± 5.50, normallerde %69.40±6.60 (p>0.05) saptanmıştır. Ristostetin ile trombosit agresgasyonu gözlenmemiştir.
Obez kadınlarda in vitro şartlarda, trombositlerin ekzojen uygulanan agregasyon yapıcı ajanlara duyarlılığında artış saptanmamıştır. Obez bireylerde elde edilen sonuçlar normallerle benzerdir.


References

1) Mertens I, Gaal V. Obesity, haemostasis and the fibrinolytic system. Obesity reviews 3: 85-101, 2002.
2) Rosenson RS, Lowe GDO. Effects of lipids and lipoproteins on thrombosis and rhelogy. Atherosclerosis 140: 271-280, 1998.
3) Colwell J. Treatment for the procoagulant state in type 2 diabetes. Endocrinology and Metabolism Clinics of North America 30: 1011-1030, 2001.
4) Tschope D, Driesch E, Schwippert B. Exposure of adhesion molecules on activated platelets in patients with newly diagnosed IDDM is not normalized by nearnormoglycaemia. Diabetes 44: 890-894, 1995.
5) Cushman M, Yanez D, Psaty B. Association of fibrinogen and coagulation factors VII and VIII with cardiovascular risk factors in the elderly. American Journal of Epidemiology 143: 665-676, 1996.
6) Lundgren C, Brown S, Nordt T, Sobel B, Fuji S. Elaboration of type-1 plasminogen activator inhibitor from adipocytes. A potential pathogenic link between obesity and cardiovascular disease. Circulation 93: 106- 110, 1996.
7) Winocour PD, Watala C, Kinlogh-Rathbone RL. Membrane fluiity is related to the extent of glycation of proteins, but not to alterations in the cholesterol to phospholipid ratio in isolated platelet membranes from diabetics and control subjects. Thromb Haemost 67: 575-571, 1992.
8) Wiman B. Plsminogen activator inhibitor 1 (PAI-1) in plasma: Its role in thrombotic disease. Thromb Haemost 74: 71-76, 1995.
9) Konstantinides S, Schafer K, Koschnick S, Loskutoff D. Leptin-dependent platelet aggregation and arterial thrombosis suggests a mechanism for atherotrombotic disease in obesity. J Clin Invest 108: 1533-1540, 2001.
10) Ernst E, Resch KL. Fibrinogen as a cardiovascular risk factor: a meta-analysis and review of the literature. Ann Int Med 118: 956-963, 1993.