ISSN: 1301-2193 E-ISSN: 1308-9846
  • Turkish Journal of
    Endocrinology and Metabolism
ORIGINAL ARTICLE

Hemithyroidectomy Seems to be a Reasonable Initial Surgical Approach in Patients with Cytological Bethesda Category III Thyroid Nodules: An Institutional Experience
Önemi Belirsiz Atipi/Önemi Belirsiz Foliküler Lezyon Tiroid Nodüllerinde İlk Cerrahi Yaklaşım Olarak Hemitiroidektomi Mantıklı Gibi Görünmektedir
Doi: 10.25179/tjem.2017-58459 - Makale Dili: EN
Turk J Endocrinol Metab 2018;22:57-63
ABSTRACT
Objective: The atypia of undetermined significance or follicular lesion of undetermined significance is a heterogeneous category of Bethesda system. This study aimed to evaluate the malignancy rates in the initial operation and contralateral thyroid lobe after completion thyroidectomy in patients with atypia of undetermined significance/FLUS thyroid nodules who underwent hemithyroidectomy. Material and Methods: We reviewed the medical records of 47 (7 male, 40 female; mean age 40.3±13.3 years) patients with cytological atypia of undetermined significance/ follicular lesion of undetermined significance nodules (total 48 nodules). Results: The preoperative cytology was evaluated as atypia of undetermined significance in 32 (66.7%) nodules and follicular lesion of undetermined significance in 16 (33.3%) nodules. The histopathology was reported as benign in 34 (72.3%) patients and malignant in 13 (27.7%) patients. Out of these 13 patients, complementary thyroidectomy was performed in 11 (23.4%) patients, of which 9 (81.8%) patients had benign histopathology and 2 (18.2%) had malignant histopathology. Conclusion: Lobectomy seems to be a reasonable initial surgical approach in patients with atypia of undetermined significance/follicular lesion of undetermined significance thyroid nodules in cytology.
ÖZET
Amaç: Önemi belirsiz atipi/önemi belirsiz foliküler lezyon Bethesda sisteminin heterojen bir kategorisidir. Bu çalışmada, sitolojide önemi belirsiz atipi/önemi belirsiz foliküler lezyon nodülü olduğu için hemitiroidektomi yapılan hastalardaki başlangıç malignite oranının, tamamlayıcı tiroidektomi ihtiyacının, karşı lobdaki malignite oranının belirlenmeye çalışılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Merkezimizde hemitiroidektomi operasyonu geçiren tiroid nodül sitolojileri (n=48) ÖBA/ÖBFL olan 47 (yedi erkek, 40 kadın; ortalama yaş 40,3±13,3 yıl) hasta çalışmaya dâhil edildi. Bulgular: Preoperatif sitolojide önemi belirsiz atipi nodül sayısı 32 (%66,7), önemi belirsiz foliküler lezyon nodül sayısı 16 (%33,3) idi. Histopatoloji sonuçları incelendiğinde 34 (%72,3) hasta benign, 13 (%27,7) hasta malign olarak rapor edildi. Malignite saptanan 13 hastadan 11 (%23,4)’ine tamamlayıcı tiroidektomi yapılmıştı. Tamamlayıcı tiroidektomi yapılan hastaların karşı lob histopatolojileri incelendiğinde 9 (%81,8)’unun benign, 2 (%18,2)’sinin malign olduğu saptandı. Sonuç: Hemitiroidektomi önemi belirsiz atipi/önemi belirsiz foliküler lezyon sitolojili tiroid nodüllerinde başlangıç için makul bir cerrahi yaklaşım gibi görünmektedir.