ISSN: 1301-2193 E-ISSN: 1308-9846
  • Turkish Journal of
    Endocrinology and Metabolism
ORIGINAL ARTICLE

Evaluation of Clinical Features of Female Patients with Macroprolactinemia
Makroprolaktinemili Kadın Hastaların Klinik Özelliklerinin Değerlendirilmesi
Makale Dili: EN
Bu makale, CC BY-NC-SA altında lisanslanmış açık erişim bir makaledir.
ABSTRACT

Amaç: Makroprolaktin prolaktinin büyük moleküler ağırlıklı bir formudur ve biyolojik olarak düşük veya kısıtlı bir aktivitesi ile klinik olarak bir önemi olmadığı öne sürülmektedir. Özellikle idiyopatik hiperprolaktinemili hastalarda makroprolaktinemi aranması önerilmekle birlikte son çalışmalarda makroprolaktinemili hastaların bir kısmının bazı hiperprolaktinemi semptomlarına sahip olduğu bildirilmiştir. Bunun sebebi ve bu grup hastaların nasıl takip ve tedavi edileceği şu an için net değildir. Çalışmamızda makroprolaktinemili ve hiperprolaktinemili hastaların klinik özelliklerini ve gonadal hormon düzeylerini geriye dönük olarak inceleyip karşılaştırmayı amaçladık.
Gereç ve Yöntemler: Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesine başvuran 40 makroprolaktinemili ve 15 hiperprolaktinemili hastanın kayıtları incelendi.
Bulgular: Makroprolaktinemili hastaların hiperprolaktinemili olgularla benzer menstürel bozukluklara (oligomenore/amenore) sahip olduğu görüldü. İki grup arasında FSH, LH ve estradiol düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktu. Galaktore (p=0.002), başağrısı (p=0.04) ve radyolojik bulgu pozitifliği (p=0.001) sıklıkları ise hiperprolaktinemili hastalarda daha fazla saptandı. İnfertilite oranının makroprolaktinemili kadınlarda daha fazla olduğu tespit edildi (p=0.02).
Sonuç: Makroprolaktinemili hastalar hiperprolaktinemi kliniği ile çok benzer semptomlara sahip olabilmektedir. Bu nedenle prolaktin yüksekliği olan hastalarda hiperprolaktinemi semptomlarından bağımsız olarak makroprolaktin düzeyinin ölçülmesi gereklidir. Turk Jem 2011; 15: 62-5

 


Aim: Macroprolactin is a high-molecular-weight form of prolactin. It has been suggested that macroprolactin has no clinical importance because of its decreased or limited bioactivity. Although screening for macroprolactinemia is recommended especially in patients with idiopathic hyperprolactinemia; recent studies reported that patients with macroprolactinemia may have some hyperprolactinemia symptoms. Currently, the causes of the symptoms as well as the treatment and follow-up of this group of patients are not clear. In our study, we aimed to retrospectively evaluate and compare the clinical characteristics and gonadal hormone levels of patients with macroprolactinemia and hyperprolactinemia.
Materials and Methods: Forty patients with macroprolactinemia and 15 patients with hyperprolactinemia who referred to Obstetrics and Gynecology Hospital were examined.
Results: We observed that the patients with macroprolactinemia had similar menstrual disturbances (oligomenorrhea/amenorrhea) to the patients with hyperprolactinemia. There was no statistically significant difference between the two groups with respect to FSH, LH and estradiol levels. The frequencies of galactorrhea (p=0.002), headache (p=0.04) and positive radiological finding (p=0.001) were higher in patients with hyperprolactinemia. Infertility rate was found to be increased in women with macroprolactinemia (p=0.02).
Conclusion: Patients with macroprolactinemia may have very similar clinic symptoms to  those with hyperprolactinemia. Therefore, macroprolactin levels should be measured regardless of the symptoms of hyperprolactinemia in patients with elevated prolactin levels. Türk Jem 2011; 15: 62-5