ISSN: 1301-2193 E-ISSN: 1308-9846
  • Turkish Journal of
    Endocrinology and Metabolism
ORIGINAL ARTICLE

Depression, Anxiety and Quality of Life Among Adult Turkish Patients with Type 1 Diabetes Mellitus
Erişkin Tip 1 Diyabetli Hastalarda Depresyon, Anksiyete ve Yaşam Kalitesi
Doi: 10.4274/Tjem.2058 - Makale Dili: EN
ABSTRACT

Purpose: The aim of this study was to investigate quality of life, depression, and anxiety and to determine the variables of illness and sociodemographic features among type 1 diabetic patients and to compare with control subjects.
Material and Method: The Short Form-36 (SF-36) questionnaire for measuring quality of life (QOL), The Beck Depression Inventory, and the State-Trait Anxiety Inventory (STAI) were administered to 58 diabetic patients and 58 control subject (Mean age: 31.9±8.5 and 31.8±7.4 years, respectively; p=0.926) 53.4% of patients were female in diabetic group and 51.7% in control group (p=0.852).
Results: There was a negative correlation between the number of insulin injections and A1c (r=-295, p=0.025). There was no association of components of SF-36, BDI and STAI-TX scores with the number of injections, frequency of glucose measurements, and duration of illness. Body mass index negatively correlated with physical function component of SF-36 (r=-267, p=0.043). A1c positively correlated with BDI scores (r=297, p=0.024). According to frequency of hypoglycemia, patients experiencing hypoglycemia everyday had lower score for pain than patients who had less frequent hypoglycemia (p=0.027). Subjects having hypoglycemia once a month or less had the highest vitality score (p=0.019). Social function scores were significantly lower among patients who had experienced a diabetic coma than in those with no history of a diabetic coma (59.9±25.8 vs 75±19, p=0.022). STAI-TX scores were slightly significantly found to be higher among patients having a history of hospitalisation than in patients without a history of hospitalisation (STAI-TX-I: 60.2±9.7 vs 52.8±6.9, p=0.045; STAI-TX-II: 45.2±9.7 vs 37.8±6.9, p=0.045, respectively).
Discussion: Diabetic patients are more likely to have depression, anxiety and to have deterioration of QOL. These patients should be observed carefully during their follow-up in terms of depression, anxiety and QOL. Turk Jem 2013; 17: 28-32

ÖZET

Amaç: Bu çalışmada amaç, Tip 1 diyabetli hastalarda, yaşam kalitesi, depresyon ve anksiyete varlığının tespiti, sosyodemografik bulgular ve hastalığın kendisiyle ilişkilerini incelemek ve kontrol grubu ile bulguları karşılaştırmaktı.
Gereç ve Yöntem: Kısa form (SF-36) yaşam kalitesi ölçeği, Beck depresyon ölçeği (BDÖ), kendini değerlendirme durumluluk ve sürekli kaygı ölçeği (STAI-TX) 58 diyabetik ve 58 kişiden (31,9±8,5 vs 31,8±7,4 yıl/p=0,926, sırasıyla) oluşan kontrol grubunda kullanıldı. Hastaların %53,4’ü, kontrol grubunun ise %51,7’si kadınlardan oluşmaktaydı (p=0,852).
Bulgular: Enjeksiyon sayısı ile A1c arasında negatif korelasyon mevcuttu (r=-295, p=0,025). Enjeksiyon sayısı, kendi kendine glukoz ölçümü, hastalık süresi, ile SF-36, BDÖ ve STAI-TX skorları arasında ilişki yoktu. Vücut kitle indeksi ile SF-36’nın fiziksel fonksiyon bileşeni arasında negatif bir ilişki mevcuttu (r=-267, p=0,043). A1c, BDÖ skorları ile pozitif korelasyon gösterdi (r=297, p=0,024). Hipoglisemi sıklığına göre, hergün hipoglisemi yaşayan hastalarda, daha az hipoglisemi yaşayanlara göre ağrı skoru daha düşüktü (p=0,027). Ayda bir veya daha az hipoglisemi yaşayan hastalar en yüksek vitalite skoruna sahipti (p=0,019). Diyabetik koma yaşamış hastaların sosyal fonksiyon skorları yaşamayanlara göre daha düşüktü (59,9±25,8 vs 75±19, p=0,022). Hastanade yatış öyküsü olan hastaların STAI-TX skorları hastanade hiç yatmamış olanlara göre daha yüksek bulundu (STAI-TX-I: 60,2±9,7 vs 52,8±6,9, p=0,045; STAI-TX-II: 45,2±9,7 vs 37,8±6,9, p=0,045, sırasıyla).
Tartışma: Diyabetik hastaların depresyona ve anksiyeteye daha eğilimli oldukları ve yaşam kalitelerinin daha kötü olduğu gözlendi. Bu hastalar, bu bakımlardan daha yakından izlenmelidirler. Turk Jem 2013; 17: 28-32