ISSN: 1301-2193 E-ISSN: 1308-9846
  • Turkish Journal of
    Endocrinology and Metabolism
ORIGINAL ARTICLE

Depression and Anxiety in Obese Patients
Obezite Hastalarında Anksiyete ve Depresyon Düzeyleri
Makale Dili: EN
ABSTRACT

Objectives: Epidemiologic data suggests an association between obesity and depression. However, a limited number of studies have investigated the prevalence of psychiatric symptoms among obese patients without a psychiatric diagnosis. The objective of this study was to determine psychiatric diagnosis in patients with obesity who applied to the endocrinology department and to determine the pattern of the depression and anxiety symptom levels in obese patients without a psychiatric diagnosis.
Materials and Methods: 62 patients with obesity (obesity group) and 27 control subjects (control group) attending the endocrinology outpatient clinic were included in the study. Body mass index was calculated and diagnostic psychiatric assessment carried out for all patients. All participants were evaluated using the Hamilton Depression Rating Scale [HAM-D] and Hamilton Anxiety Rating Scale [HAM-A].
Results:  Total scores obtained both from HAM-D and HAM-A were significantly greater in the obesity group than in the control group. The most common psychiatric diagnose among obese patients was depression. Nearly more than half of the obese patients without any psychiatric diagnosis marked one of the HAM-D items which describes depressed mood, guilt feeling, somatic anxiety, work and activity loss and general somatic symptoms as well as the items within the HAM-A scale which describes anxious mood, tension, cognitive difficulties, insomnia, depressed mood, somatic anxiety, cardiovascular, respiratory, gastrointestinal and autonomic symptoms.
Conclusion: Most common psychiatric diagnosis in patients with obesity was major depressive disorder. Obese patients who have not been diagnosed with any psychiatric disorder also show certain anxiety and depressive symptoms. The presence of anxiety and depressive symptoms in patients having any psychiatric disorder may be due to the psychosocial effects of obesity and these symptoms should be followed up in obese patients so that psychiatric disorders can be determined earlier. Türk Jem 2011; 15: 121-4


Amaç: Epidemiyolojik çalışmalar obezite ve depresyon hastalıkları arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ancak az sayıda çalışmada psikiyatrik tanı almayan obez hastalarda belirti dağılımı araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı, endokrinoloji bölümüne başvuran obez hastalarda psikiyatrik tanıları araştırmak ve psikiyatrik tanı almayan obez hastalarda depresyon ve anksiyete belirtilerinin dağılımını incelemektir.

Gereç ve Yöntemler: Endokrinoloji polikliniğine başvuran obesite tanılı 62 hasta ve 27 kontrol hastası çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm hastaların beden kitle indeksi hesaplanmış ve psikiyatrik tanıları araştırılmıştır. Tüm hastalara Hamilton Depresyon Skalası [HAM-D] ve Hamilton Anksiyete Skalası [HAM-A] uygulanmıştır.
Bulgular: HAM-D ve HAM-A puanlarının obezite grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Obez hastalar arasında en sık görülen psikiyatrik tanı  ise depresif bozukluktur. Herhangi bir tanı almayan obez hastaların yarısından fazlasının HAM-D ölçeğinde en sık belirgin depresif ruh hali, suçluluk duygusu, somatik anksiyete, iş ve aktivite kaybı ve genel somatik belirtileri tanımlayan maddeleri işaretledikleri görülmüştür. HAM-A ölçeğinde ise en sık endişeli ruh hali, gerginlik, bilişsel zorluklar, uykusuzluk, depresif ruh hali, somatik anksiyete, kardiyovasküler, gastrointestinal solunum ve otonomik belirtileri sorgulayan maddeler işaretlenmiştir.
Sonuç: Araştırmamızda obezitede en sık görülen psikiyatrik hastalık major depresif bozukluk olarak saptanmıştır. Herhangi bir psikiyatrik tanı almayan obez hastaların önemli bir bölümünde bazı anksiyete ve depresyon belirtilerinin olduğu görülmüştür. Tanı almayan kişilerde bu anksiyete ve depresyon belirtilerinin varlığı obezitenin psikososyal etkileri sonucunda ortaya çıktığı düşünülebilir ve bu belirtileri gösteren hastaların takip edilmesi ortaya çıkabilecek psikiyatrik bozuklukların erken tanınabilmesi açısından önemlidir. Turk Jem 2011; 15: 121-4