ISSN: 1301-2193 E-ISSN: 1308-9846
  • Turkish Journal of
    Endocrinology and Metabolism
ORIGINAL ARTICLE

Comparison of Folicular, Hurthle Cell Neoplasm and Oncocytic Changes Diagnosed by Thyroid Fine Needle Aspiration with Postoperative Histopathological Results
Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsisinde Foliküler, Hurthle Hücreli Neoplasm ve Onkositik Değişikliklerin Postoperatif Histopatolojik Sonuçları ile Karşılaştırılması
Doi: 10.4274/tjem.2408 - Makale Dili: EN
ABSTRACT

Purpose: Main diagnostic method of thyroid nodules is fine needle aspiration biopsy (FNAB), but sensitivity of this method in the evaluation of follicular lesions is low. We reevaluated patients who underwent operation with FNAB reports of follicular neoplasm, Hurthle cell neoplasm and oncocytic changes. Postoperative histopathological examination and thyroid ultrasound (TUS) results, scintigraphic features of nodules were reevaluated.
Material and Method: One hundred and three patients who were diagnosed with FNAB as follicular neoplasm, Hurthle cell neoplasm, oncocytic changes and who underwent thyroidectomy were reevaluated, retrospectively. FNAB and postoperative histopathological thyroidectomy specimen results were compared.
Results: Comparison results of FNAB cytologic evaluation and postoperative histopathological examination of those nodules were as follows. Eight patients who were diagnosed as follicular lesion in FNAB were papillary carcinoma, 6 were follicular carcinoma. One patients who were diagnosed as Hurthle cell neoplasm in FNAB was papillary carcinoma. Six patients who were diagnosed as oncocytic changes in FNAB were papillary carcinoma. According to postoperative histopathology results, all patients’ diagnoses were as follows: 21 patients (20.4%) were diagnosed with thyroid malignancy in which 15 patients (14.6%) were papillary carcinoma, 6 patients (5.8%) were follicular carcinoma. Hypoechoic appearance of nodule in TUS was found to be the only independent risk factor in prediction of malignancy.
Discussion: One fifth of the patients who were reported as follicular neoplasm, Hurthle cell neoplasm and oncocytic changes in FNAB were consistent with malignancy. Hypoechoic appearance of these nodules in TUS was found to be an independent risk factor in prediction of malignancy. Turk Jem 2014; 1: 5-12

ÖZET

Amaç: Günümüzde tiroid nodüllerinde temel tanısal yöntem tiroid ince iğne aspirasyon biopsisi (TİİAB) olmasına rağmen folliküler lezyonların değerlendirilmesinde duyarlılığı düşüktür. Çalışmamızda TİİAB sonucu folliküler neoplazm, onkositik değişiklik ve Hurthle hücreli neoplazm olarak raporlanan ve opere edilen hastaların, postoperatif histopatolojik inceleme sonuçlarını, nodüllerin sintigrafik özelliklerini, tiroid ultrasonografi (TUS) bulgularını değerlendirdik.
Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda tanısal amaçlı TİİAB yapılan hastalar incelenmiş olup, TİİAB sonucu folliküler neoplazm, onkositik değişiklik ve Hurthle hücreli neoplazm olarak raporlanan ve tiroidektomi yapılan 103 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. TİİAB sonucu ve tiroidektomi materyalinin TİİAB yapılan nodullerin postoperatif histopatolojik inceleme sonuçları karşılaştırıldı.
Bulgular: TİİAB sitolojik değerlendirme ve postoperatif histopatolojik inceleme sonuçları karşılaştırıldığında: folliküler neoplazm olarak değerlendirilen hastaların 8’i papiller karsinom, 6’sı folliküler karsinom; hurthle hücreli neoplazm olarak değerlendirilen sitolojilerin 1’i papiller karsinom; onkositik değişiklik olarak değerlendirilen hastaların ise 6’sı papiller karsinom olarak yorumlandı. Tüm olgular için postoperatif histopatoloji sonuçları değerlendirildiğinde olguların %20,4’nün tiroid malignitesi olduğu, bunların 15’nin (%14,6) papiller karsinom, 6’sının (%5,8) folliküler karsinom olduğu görüldü. TUS’de nodülün hipoekoik izlenmesi malignite için tek bağımsız öngördürücü faktör olarak tespit edildi.
Tartışma: TİİAB sonucu folliküler neoplazm, onkositik değişiklik ve hurthle hücreli neoplazm olarak raporlanan olgularında bu nodüllerin histopatolojik sonuçlarında, 1/5’inde malignite olduğu ve TUS’de bu nodüllerin hipoekoik görünümü maligniteyi öngördürmede bağımsız bir risk faktörü olduğu izlenmiştir. Turk Jem 2014; 1: 5-12