ISSN: 1301-2193 E-ISSN: 1308-9846
  • Turkish Journal of
    Endocrinology and Metabolism

Evaluation of DNA Damage in Patients with a Neuroendocrine Tumor
Nöroendokrin Tümörlü Hastalarda DNA Hasarının Değerlendirilmesi
Neuroendocrine Tumor Study Group, Erciyes University Department of Medical Biogology, Erciyes University Faculty of Medicine, Kayseri, Turkey *Department of Endocrinology and Metabolism, Erciyes University Faculty of Medicine, Kayseri, Turkey **Department of Nuclear Medicine, Erciyes University Faculty of Medicine, Kayseri, Turkey ***Deparment of Pathology, Erciyes University Faculty of Medicine, Kayseri, Turkey ****Department of Medical Oncology, Erciyes University Faculty of Medicine, Kayseri, Turkey *****Department of Surgery, Erciyes University Faculty of Medicine, Kayseri, Turkey ******Department of Gastroenterology, Erciyes University Faculty of Medicine, Kayseri, Turkey
Doi: 10.25179/tjem.2019-65610 - Makale Dili: EN
Turk J Endocrinol Metab
ABSTRACT
Objective: Neuroendocrine tumors (NETs) develop from the neuroendocrine cells of the endocrine system. As these tumors are extremely slow growing compared with other cancers, they often take years to reach a measurable dimension, thus leading to the late diagnosis, which has adverse effects on the survival and quality of life of patients. There is a link between many types of cancer and genomic instability, thus the markers associated with genomic instability can be used for early diagnosis of the disease or cancer-related changes. Comet assay is the most commonly used method to test genomic instability or DNA damage. To the best of our knowledge, no data are available on DNA damage in patients with NET. This study aimed to investigate the possible risk of DNA damage in a patient with NETs using the comet assay. Material and Methods: The study included 23 patients with NET and 20 age- and sex-matched healthy participants. The DNA damage was determined using the comet assay for leukocytes obtained from the peripheral blood samples of patients and control participants. Results: We found that the DNA damage was markedly higher in the patients with NETs than control participants. Conclusion: Our data suggest that genomic instability contributes to the development of NETs. However, further investigations are needed to support our results, as it is a preliminary report on DNA damage risk in patients with NETs.
ÖZET
Amaç: Nöroendokrin tümörler (NET) endokrin sistemin nöroendokrin hücrelerinden oluşan tümör grubunu temsil etmektedir. Bunların çoğu diğer kanserlere kıyasla çok yavaş büyür, belirtilere neden olmaları yıllar sürer ve geç evrede tanı konur. Genetik değişiklikler ile kanser arasında bir ilişkinin varlığı birçok çalışmayla desteklenmiş olup, genomik kararsızlık ile ilişkilendirilmiş belirteçlerin, birçok hastalığın erken tanısında kullanılmasının yararlı olabileceği ileri sürülmektedir. Komet tekniği genomik karasızlık/DNA hasarını test etmek için en sık kullanılan yöntemdir. Bildiğimiz kadarıyla, NET’lü hastalarda genomik DNA hasarı ilgili herhangi bir veri bulunmamaktadır. Çalışmamızda komet yöntemi ile tedavi almayan NET’lü hastalarda olası DNA hasarlarının araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Araştırmamız, NET teşhisi konmuş ve herhangi bir tedavi almamış 23 hastada ve bu hastalara benzer yaş ve cinsiyette olan 20 sağlıklı kişide yapıldı. Hasta ve sağlıklı kontrollerden alınan periferal kan örneklerinden elde edilen lökositlerinde DNA hasarı komet assay yöntemiyle belirlendi. Bulgular: NET’lü hastalarda DNA hasar oranının sağlıklı kişilere göre önemli seviyede yüksek olduğu bulundu (p˂0.05). Sonuç: Verilerimiz genomik kararsızlığın NET’lerin oluşuma katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Fakat, sunulan çalışma literatürde bir ilk olduğundan dolayı çalışmamızı desteklemek için daha fazla hasta sayısı ile yapılacak çalışmalara gerek olduğu düşünülmektedir.